Cumhurbaşkanı Erdoğan: Unutanların yürekleri kurur!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Unutanların yürekleri kurur!

Başkan Erdoğan, Ankara'daki programlarının ardından İstanbul'a geçti. Darbeye karşı direnişin simge adreslerinden biri olan Atatürk Havalimanı'nda halka hitap etti.

16 Temmuz 2019 - 04:58

İstanbul'a gelen Erdoğan'ı taşıyan özel uçak "TUR", saat 20.05'te Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'ne indi. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan da İstanbul'a geldi.

 

Erdoğan'ı Atatürk Havalimanı'nda İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, çok sayıda iş adamı, sanatçı ve 15 Temmuz gazisi karşıladı. Erdoğan kendisini karşılayanlar ile tek tek tokalaşarak tören alanına geçti.

 

Daha sonra etkinlik Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alana teşrif etmesinin ardından tüm şehitlerin isimlerinin okunmasıyla devam etti. Törende Kuranı Kerim tilavetinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan vatandaşlara hitap etti.

 

İşte Başkan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

 

Aziz milletim, sevgili İstanbullular, değerli şehit yakınlarımız, gazilerimiz, kıymetli kardeşlerim. Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. 2016 yılının 15 Temmuz gecesi, milletimizin istiklali ve ülkemizin istikbalini korumak için uçakların, tankların, kurşunların karşısına dikilen kahraman milletimizin her bir ferdini hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

 

"Kahraman askerlerimizin her birinin alnından öpüyorum"

251 vatan evladının her birine Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Biz inanıyoruz ki, şehitler en yüce makamın sahibidirler. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun inşallah. Emniyet teşkilatımızın bütün kahraman mensuplarını, şanlı polislerimizi bir kez daha muhabbetle kucaklıyorum. Peygamber ocağı TSK'nın ülkesine gönülden bağlı subay, astsubay, uzman personelinin her birinin alnından öpüyorum. Yargı mensuplarımıza buradan şükranlarımı sunuyorum. Burası anlamlı bir mekan.

 

"O gece dik duruş sergileyen medyamıza, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum"

23.15'de Tankların arasından sayın Bay Kemal, geçti. Bakırköy Belediyesi'nden kendi ifadesiyle gidecek bir otel bulamadığım için oraya gittim dedi. 01.15 biz de yine buraya indik. Eşim, kızım, torunlarım ve damadımla buraya indik. Burada millet vardı. Beraberce buradan üzerimizden geçen F-16'lar, helikopterler vardı. Ve onlar mermilerini yağdırıyordu. Biz bir şeye inanıyorduk, "la tahzen innallahe meana", "korkmayın Allah bizimle beraberdir". O gece 16 saat süren o süreçte şahsım basın toplantımı yaptım. Valimiz, 1. Ordu Komutanımız aynı şekilde basın toplantıları yapıldı, mesaj verildi. Mesaj verildikten sonra elhamdülillah yerli yerine her şey oturdu. Bütün mesele neydi? O gece dünyaya örnek teşkil edecek dik duruş sergileyen medya, sivil toplum kuruluşlarımıza, aydınlarımıza şahsım ve milletim adına özellikle teşekkür ediyorum. Sabaha kadar sala okuyan imamlarımıza, müezzinlerimize seccadelerinin başında dua okuyan kardeşlerime teşekkür ediyorum.

 

"15 Temmuz'da caniler Meclis'e bile saldırdı"

O gece barikatları aşarak, tankları geçerek, kurşunları savuşturarak TBMM'ye gelen tepelerine bırakılan bombalara rağmen vakur duruşlarını bozmayan milletvekillerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Milletvekilleri demokrasiye, milli iradeye sımsıkı sahip çıkmıştır. Milli mücadele sürerken işgal kuvvetleri Polatlı'ya kadar geldiler. Ama Meclis'e saldıramadılar. Daha önceki darbelerde milli irade, Meclis ruhuna saldırı olsa bile Meclis binası fiilen hedef alınmadı. 15 Temmuz'da caniler bunu bile yaptılar. Hamdolsun milletin iradesine, evine uzanan eller bizzat millet tarafından kırıldı. Hiçbir darbe, darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmadı. Allah'ın izniyle bundan sonra da kâr kalmayacaktır. Yeter ki siz böyle dik durun.

 

"Ruhlarını iblise satan müptezeller var"

Artık hiç kimse milletin iradesine el uzatmayı aklının ucundan bile geçiremeyecektir. Bizler bayrağımıza, devletimize, ezanımıza sahip çıktıkça hiçbir gücün eli oraya uzanamayacaktır Allah'ın izniyle. Hiçbir terör örgütü birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi asla bozamayacaktır. Öyleyse ne diyoruz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bundan taviz vermeyeceğiz. Ruhlarını iblise satanlar var. O müptezeller Türkiye'yi ele geçiremeyecekler. O karanlık gecede okuyan ezanlar ve salalar kalplerimizi nasıl bütünleştirdiyse inşallah bundan sonra aynı inanç, heyecan, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Şehitlerimizin hiçbirini unutmayacağız.

 

"Şehitleri unutanların yürekleri kurusun"

Tıraş edilen sakal daha gür biter. Ama kesilen kol yerine gelmez. 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ı, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok'u, 63 yaşındaki Ümit Güder'i unutmayacağız. Darbenin başındaki haini gözünü kırpmadan vuran Ömer Halis Demir'i, darbecilerle son nefesine kadar çarpışan Albay Sait Ertürk'ü unutmayacağız. Her birini tanışma şerefine eriştiğim Erol Olçok'u, İlhan Varank'ı unutmayacağız. Emniyetimizin 63 mensubunu unutmayacağız. Çoğunun son nefeslerini vermeden önce okunan 251 şehidimizi unutmayacağız. Şehitleri unutanların yürekleri kurur.

 

"Şehit Yakınları ve Gazileri Dayanışma Vakfı kuruldu"

Bizim milletimiz yıllarca yeni şehit, gazilerle yüreğini hep sıcak, canlı tutmuştur. Bundan sonra da öyle olacaktır. Yeni nesillerin 15 Temmuz şehitlerini hatırlamaları, yad etmeleri için resmi bayram olarak ilan ettik. Her anımızda ama özellikle de 15 Temmuz'da şehit, gazilerimizi, meydanları, sokakları dolduran kahramanlarımızı hep kalbimizde yaşatacağız. Açılış öncesi Kur'an-ı Kerim'den şehitlerimizi, onlara Rabbimizin müjdelerini o ayetlerde izledik, dinledik. Bunlarla birlikte hamdolsun geleceğin müjdelerini aldık. Biz bugün nasıl ecdadı rahmet ve minnetle yad ediyorsak, inşallah sonraki nesiller de 15 Temmuz kahramanlarını aynı şekilde anacaklardır. Bu vesile ile sizlerle bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından Şehit Yakınları ve Gazileri Dayanışma Vakfının kurulması resmen tamamlanmıştır. Çünkü onun çok istismarı yapılıyor. Onun için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla beraber olsun.

 

"Burada özgürce sözümüzü söyleyebiliyorsak, tüm kahramanlarımız sayesindedir"

15 Temmuz'da Allah kurdukları tuzakları başlarına geçirdi. O karanlık geceye teslim olmadıkları için milletimin her bir ferdine minnettarız. O karanlık geceyi aydınlatan herkese minnettarız. Siz kadını ile erkeği ile bambaşkasınız. Siz kurşunların üzerine gittiniz, siz mermilerin üzerine gittiniz. Yılmadınız, bazı gençlerimiz kendilerini tankların altına attı, bazıları da gazi oldu. Bu yürektir yürek, kürek değil. Bunu ancak bu millet yapar ve siz yaptınız. Geceye yenilmeyenler uçaklara, helikopterlere, tanklara, namlulara karşı duranlar, vakit sabaha döndüğünde istiklalini ve istikbali kurtarmış olmanın ödüllerini aldılar. Biz bugün burada özgürce sözümüzü söyleyebiliyor, nefesimizi alabiliyor, işimize gücümüze bakabiliyorsak şehitlerimizin, gazilerimizin ve tüm kahramanları sayesindedir.

 

"Kendimizi daha çok muhasebeye ve murakabeye çekeceğiz"

Bu aşkla toprağa girmek var ya bu bambaşka. Rabbim hepimize şehadeti nasip etsin. Gelecekteki tüm nesilleri de Asım şuuruna erenlerden eylesin diyorum. İmanımıza, tarihimize, kültürümüze ve neslimize sahip çıktıkça Allah'ın izniyle bu ülkeyi kimse işgal edemez, bu milleti kimse köle yapamaz. Gençlerimize 2071 ve 2053 vizyonlarını emanet ediyoruz. Ey milletim, ecdadın emanetine sıkı sıkıya sahip çıkmaya hazır mısın? Hanımlar, Alparslan'ın, Fatih'in, Yavuz'un cümle şehitlerimizin, gazilerimizin mirasına layık Asım'ın nesillerini yetiştirmeye hazır mısın? Gençler atanızdan işaret aldığınızda arkanızda tüm milletle birlikte yürümeye hazır mısın? Ey İstanbul, 566 yıldır olduğu gibi ilelebet İslam'ın ve Türk milletinin şehri olarak dünyaya meydan okumaya hazır mısın? Her gün kalbimizi ve zihnimizi yeniden fethetmeliyiz. Her birimiz kendi alanımızdaki gayret ve başarılarımızla Ulubatlı Hasan gibi burçlara sancağımızı yeniden dikmeliyiz. Akşemseddin gibi her gün yüreğimizi pirüpak etmeli, Rabbimize ram olmalıyız. Fatih gibi hedefimize ulaşana kadar durmadan, fitneye kulak vermeden, çağımızın ötesine geçecek adımlarla yolumuza devam etmeliyiz. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bizden ancak bunları başardığımızda razı olacaktır. Onların aziz ruhlarını muazzep etmemek için daha çok çalışacağız, kendimizi daha çok muhasebeye ve murakabeye çekeceğiz.

 

"Allah'ın izniyle Nisan 2020'de tamamı yerleşmiş olacak"

Bu bir taarruz değil savunma sistemidir. Ülkemize saldırıya karşı en önemli savunma sistemidir. Biz bunu Rusya ile yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Savunma sanayinde 17 yıl önce ihtiyacımızın yüzde 20'si yerliydi, şimdi yüzde 70'i yerli oldu. Nereden nereye? Tabii bazıların maalesef tilki gibi biliyorsunuz uzanamadığı üzüme ne dermiş, koruk. Bunların durumu bu. Türkiye'nin son 17 yılda demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği hamlelerle çağ atladığını inkar ediyorsa gözü görmüyor, kulağı duymuyor, dili lal olmuş demektir. Ne diyorlar, ekonomi battı, ekonomi bitti. Buradan milletime sesleniyorum, bunlarda insaf yok. Bunlar nankör. Şu anda Türkiye'nin dört bir yanında içeride, dışarıda terörle bu denli büyük bir mücadeleyi veren Türkiye'ye karşı acaba kimse bu mücadele verilirken bu mermi, kurşun, kalkan uçaklar, helikopterler fıstık, leblebi mi dağıtıyor. Bunların hepsi para değil mi, ekonomi değil mi? Şu anda terörün belini Allah'ın izniyle kırdık, kırıyoruz. Ve inlerine girdik, inlerine. Pençe 1 hareketini yaptık, şimdi Pençe 2 hareketini yapıyoruz. Milletin başına bela olan bu teröristleri yerle yeksan ediyoruz. YPG, PYD ile mücadele sürüyor. Bunlar bedava olmuyor değil mi? Ama terörizmi arkasına alan siyasi partiler, onlara destek verenler 'madem ki böyle yapmayın'. Milletin refahını düşünmekle mükellefiz. Onun için de bu süreci devam ettiriyoruz. 15 Temmuz sadece o karanlık geceyi değil milletin yaşadığı tüm hadiseleri anlatır.

 

"Görürler nasılmış, neymiş kahraman"

Milletimizle çıktığımız bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız. Sözlerime üstad Necip Fazıl'ın şu mısralarıyla son vermek istiyorum:

 

Kırılırda bir gün bütün dişliler

Döner şanlı şanlı çarkımız bizim

Gökten bir el yaşlı gözleri siler

Şenlenir evimiz barkımız bizim

 

Yokuşlar kaybolur çıkarız düze

Kavuşuruz sonu gelmez gündüze

Sapan taşlarının yanında füze

Başka alemlerle farkımız bizim

 

Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman

Görürler nasılmış, neymiş kahraman

Yer ve gök su vermem dediği zaman

Her tarlayı sular arkımız bizim

 

Bir kez daha 15 Temmuz şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Tüm kahramanları şükranla yadediyorum. Rabbimden bu millete bir daha böyle ihanetler, acılar yaşatmasın diye niyazda bulunuyorum. Sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız, kadirşinaslığınız için teşekkür ediyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Aydın'da 85 düzensiz göçmen yakalandı
Aydın'da 85 düzensiz göçmen yakalandı
Bodrum'da sağlıksız deniz ürünlerine el konuldu!
Bodrum'da sağlıksız deniz ürünlerine el konuldu!