Didem Görkay: Bir yazar her zaman gözlem yaparak çevreyi...

Didem Görkay: Bir yazar her zaman gözlem yaparak çevreyi incelemeli

Yarımada Gazetemizin Yazarı Atakan TAŞUR'ın başarılı yazar Didem Görkay ile yaptığı roportajı sizinle paylaşıyoruz.

13 Şubat 2019 - 12:52

Yarımada Gazetemizin Yazarı Atakan TAŞUR'ın başarılı yazar Didem Görkay ile yaptığı roportajı sizinle paylaşıyoruz.


1.Didem Görkay, kendini nasıl tanımlar?
İnsanın/bireyin kendini tanıyabilmesi ve tanımlayabilmesi uzun soluklu bir süreçtir. Yaşayışlar, gözlemler, iç düşünüşler ve daha nice oluş kendimizi tanımada birer enstrümandır. Didem Görkay çok yönlü, çok geniş bakış açılı bir olarak tanımlasam da kendimi en çok edebiyat üzerinden var etmek isteyen bir kişi olarak vurgulamak istiyorum. Okuyan, yazan ve bunlar üzerine düşünüşler gerçekleştiren biriyim çünkü edebiyatın insana dairliği saptamada ve dışa vurmada en doğru adreslerden biri olduğuna inanırım ve eylemlerim de bu yöndedir.
2. Edebiyatçılığınızın oluşmasında sizi etkileyen genel akımlar ya da kişilere ilişkin düşünceleriniz nedir, ne yönüyle sizi etkilediler?
İnsanın hayatı boyunca yapmak istediği mesleğin tohumlarının çocuklukta atıldığını düşünüyorum. Küçüklüğümden bu yana kitaplara ve yazıya ilgi duydum. Çok büyük ve geniş bir kütüphanemiz vardı. Romandan şiir kitabına dünya edebiyatından siyasi kitaplara kadar hemen her türün yer aldığı bu kütüphane beni büyülüyordu. Kitapların benim için cezbedici bir yanı vardı. Edebiyata ve yazmaya başlamamın en büyük nedeni böyle bir kütüphane ile küçük yaşta tanışmam oldu. Bu tanışma beraberinde geniş bir bakış açısı ve algı derinliği kazandırdı. Bunun sonucunda geniş bir okuma seçkisine sahip oldum.
 
 
      3. Edebiyat, sizin yaşamınızda neye denktir? Ona yüklediğiniz anlam ya da görev nedir? Tutunduğunuz, nefes aldığınız ya da kendinizi var ettiğiniz bir alan mı yoksa çok daha başka bir şeye mi denk geliyor sizin için?
Edebiyat hayatımın büyük bir kısmını oluşturuyor. Okumayı ve yazmayı seven biri için zaten bunun aksini düşünmek mümkün değil.  Aslında bu sanatın bütün alanları için de geçerli. Tiyatro ve sinema için de böyle olduğunu düşünüyorum. Okumaya ve sonrasında birikimiyle yazıyı üretmeye başlayan biri edebiyat artık hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak yer edinir. Çoğu şey gibi yazmak da bir süre sonra alışkanlığa dönüşür ve buna herhangi bir nedenden ötürü ara verildiğinde bireyin yaşamında bir boşluk oluşur.
 
        4.Edebiyat alanında kısa ve uzun vadedeki hedefleriniz nedir? Kuşkusuz edebiyat,               yelpazesi geniş bir alandır. Buna dair fikirleriniz nedir?
Bir süre Özgür Kocaeli Gazetesinde her pazar sinema yazıları yazdım. Bir dönemde de kitap eleştirisi kaleme aldım ve hala da fırsat buldukça bu türden içerikler yazmaya devam ediyorum. Bu arada röportajlara da vakit ayırmaya çalışıyorum. Tabii ki öykü her zaman ayrı bir yerde. Ayrı bir değerde benim için.
5. Brezilya ve Türkiye iki farklı bağlam, iki farklı yaşayış… Peki bu iki ülkenin edebiyat çevresi ya da okur kitlesi arasında nasıl bir benzerlik ya da farklılık var? Genel hatlarıyla bize bir fotoğraf çekebilir misiniz?
Türkiye ve Brezilya birçok açıdan farklı iki yapı gerçekten. Sanırım iklimin sıcak oluşu insanları olumlu etkiliyor. Havanın ideal olması insanlar kendini evlere kapatmasını gerektirecek durumları ortadan kaldırmaktadır. Bu da orada yaşayanların psikolojilerini ve dolayısıyla okuma/yazma dünyalarında farklılıklar yaratıyor. Güney Amerika'da kültürel etkinlikler çok önemli. Metrolarda kitap makineleri var 5 real gibi bir ücretle makinelerden dilediğiniz kitabı alıp okuyabilir ve böylelikle yolculuk boyunca dış dünyaya kendinizi kapatarak okumanın dünyasına girebilir ve bunu sürdürebilirsiniz. Kitapçılar oldukça büyük ve geniş. Hemen her yerde bir sanat etkinliği yapılan Brezilya’da kültürel ve sanatsal yaşam oldukça aktif. Açıkçası Brezilya'yı kültüre değer verilen bir ülke olarak  betimleyebiliriz. 


 
 
      6.Edebiyatçılığınızda neyden besleniyorsunuz? İnsanlar, mekanlar, olaylar size       malzeme veriyor mu?
 
Bir yazar her zaman gözlem yaparak çevreyi incelemeli ve karakterlerini yaratacak şekilde insanları tanımaya çalışmalıdır. Sahafta karşınıza çıkan bir kitabın içindeki çıkacak bir not ya da hiç tanımadığınız kişilere ait siyah beyaz bir fotoğraf karesindeki insanlar yazar için bir çıkış ve yazma alanı malzemesidir. Bu malzemeler çeşitliliği yazarın beslenme alanlarının çeşitliliğine ve gözlem yeteneğine bağlıdır.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Rusya'dan Türkiye açıklaması: ABD başka seçenek bırakmadı
Rusya'dan Türkiye açıklaması: ABD başka seçenek bırakmadı
Bornova'da otomobil, otobüs durağına girdi
Bornova'da otomobil, otobüs durağına girdi