Ah gençliğim…
Ali Murtaza DİRİCAN

Ali Murtaza DİRİCAN

Editörün kaleminden

Ah gençliğim…

23 Nisan 2019 - 00:24 - Güncelleme: 09 Mayıs 2019 - 23:44

Ah gençliğim…

Gençliğimi özlüyorum.

Baş kaldırışlarımı özlüyorum.

Kafa tutuşlarımı özlüyorum.

Korkusuzluğumu özlüyorum.

Ben neden böyle oldum?

Dengeler dengeler,

Ah bu dengeler.

Bu engeller

Barikatlar

İncitmemek adına,

Sözlerimi ince elemelerim.

İncinmelerimi sineye atarak,

Orası da doldu artık

Taşıyamıyorum

Haykırmak istiyorum

Haykıramıyorum

Gitmek istiyorum 

Hiç kimselerin olmağı yere…

 

Şu sıralar, ruh halimde gelgitleri yaşıyorum, gençliğime gidip geliyorum. O zamanları özlüyorum.

Yaptıklarımızdan, konuştuklarımızdan hesaba çekileceğimizden dolayı , yanlış yapmaktan, kalp kırmaktan korkuyorum,  böyle hassas davranmaya özen gösteriyorum.

Yaptığım iyiliklerinden dolayı kimseden bir karşılık beklemiyorum. Teşekkürde beklemiyorum. Sadece ihanet içerisinde olmasınlar.

Bir insanı işe alıyorsun,  iş yerinde hainlik yapıyor; hainliğini ispatladığın zaman hemen gözyaşı dökmeye başlıyor.

Başka bir kişiyi başka bir arkadaşımın firmasında işe başlatıyorum. İş yerinin satışlarından zimmetine para geçiriyor. Bunu neden yaptın diyorum? Ödeyeceğim diyor, o borç benim borcum diyor. Üste çıkıyor kendi haklı göstermek için ne numaralar çekiyor. Daha neler neler var hangi birini yazayım.

Siyaset desek boğazıma kadar doluyum. Yazmaya kalksam çok ağır cümleler kullanacağım ondan dolayı yazmıyorum. Hangisini hangi ili yazsam. İzmir’imi yazayım, İstanbul’u yazayım hangilerinin ayak oyunlarını yazayım. 

Neymiş efendim, CHP- FETÖ işbirliği ile oylar çalındı hile yapıldı.

Olabilir…

Sen neredeydin?  Senin vekilin evinde kahve yudumlarken CHP’nin vekili oy çuvallarının üzerinde poz veriyordu. Senin il başkanın, ilçe başkanın  sandık görevlilerin nerede, adama bunu sormazlar mı?

Sadece İzmir’de Zeybekçi’ye ve Ak Parti  İzmir il teşkilatına bir kısa ile gönderme yapayım;

Abbasi Devleti’nin kurucusu Ebu Müslüm Horasani’ye bir gün Emevi Devleti’nin niçin yıkıldığını sorduklarında demiş ki;

- Onlar dostlarının dostluklarından emin olduğu için dostlarını uzak tuttular... Düşmanlarının dostluğunu kazanabilmek için düşmanlarını yakın tuttular... Uzaklaştırılan dost, dost kalmadı...

Yakınlaştırılan düşman ise asla dost olmadı. Her ikisi de düşman safında birleşince yıkılmaları kaçınılmaz oldu!

Kalın sağlıcakla…

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar