Allah(cc) ile Serçe'nin Hikayesi
Ali Murtaza DİRİCAN

Ali Murtaza DİRİCAN

Editörün kaleminden

Allah(cc) ile Serçe'nin Hikayesi

22 Aralık 2018 - 04:34 - Güncelleme: 25 Aralık 2018 - 15:34

Serçe Allah’a küsmüştü. Günler geçiyordu ve serçe hiçbir şey söylemiyordu. İçine kapanmış derin bir hüzne boğulmuştu. Artık Rabbine bir şey demiyor ve onunla konuşmuyordu! Melekler merakla Allah’a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere “o gelecek” diye cevap veriyordu.

“Çünkü onun sesini duyacak tek kulak benim ve onun minik kalbindeki derdini anlayacak olan da tek benim” diyordu.

Bir zaman sonra serçe, kalbi hüzün, gözü yaşla dolu bir halde bir ağacın dalına kondu. Hiçbir şey söylemiyordu öyle sessiz sessiz bekliyordu.

Allah, serçeye seslendi.

Söyle bana! Canını sıkan ve kalbini hüzne boğan derdin nedir senin?

Melekler serçe ne söyleyecek diye ona bakıyordu.

Serçe mahzun biraz da sitemli ses tonuyla;

“Küçük bir yuvam vardı. Yorulduğumda dinlendiğim üşüdüğümde sığındığım. Kimseyi rahatsız etmiyordum ve kocaman Dünya’da ufacık bir yerdi kimsenin yerini dar etmiyordu. Sen onu da bana çok gördün neydi o zamansız fırtına? Esip yıktı yuvamı ve beni yuvasız bıraktı.”

Artık konuşamadı serçe sözleri boğazında düğümlendi.

Sessizlik Arş-ı Rahmanda yankılanıyordu ve melekler başlarını eğmiş Allah’ın vereceği cevabı bekliyordu.

Allah; “ sen, o yuvanda dinlenirken seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu, seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim yuvanı yıksın diye böylece sen oradan uzaklaşarak yılandan kurtuldun.

Nice belalar var ki muhabbetimle senden uzaklaştırdım ve sen kuşatıcı muhabbetimi görmüyor geçici belalardan dolayı bana düşman oluyorsun.

Serçenin gözleri doldu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı ve onu çok seven Allah’ın şefkat ve merhametine hayran kaldı.

 

Utangaç bir sesle:

“Affet Allah’ım “ diyebildi sadece.

Ve gönül sözü Arş-ı İlahi’de yankılandı

“Affet Allahım!”

Başımıza gelen her musibet, dert tasa ya da herhangi bir olayda nice hayırlar gizlidir. Yapmış olduğumuz yanlışlıklar neticesinde silkilenip kendimize gelmemizi sağlayan uyarılar olabileceği gibi, başka başka hayırlarında olabileceğini düşünmek tefekkür etmek gerekiyor.

Yaşamımızda hiçbir şey tesadüfen gerçekleşmez.

Rabbimiz, en’am süresi 59 ayetinde belirttiği gibi,

“Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.”

Bizler başımıza gelen olayların hikmetini anlamaya gayret gösterelim. Hikmeti göremiyor anlayamıyorsak rabbimize dua ile yalnız ondan yardım istemeliyiz.

Kalın sağlıcakla

 

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • misafir
    5 ay önce
    Haklısınız.keşke bu yazdıklarımız kadar gerçek olabilseydik...
  • misafir
    5 ay önce
    Tabi doğruluk payı olsa da,çoğu zaman başımıza gelenler,ektiklerimiz yüzündendir. Ne ekersek onu biçeririz.
  • Ali Murtaza Dirican
    5 ay önce
    Başımıza gelenler yaptığımız yanlışların olduğu gibi bazende, Allah rab ismiyle insanı eğitmesi olgunlaştırması, yada dünyadaki imtihanı ile alakalıdır. Dünya da hastalık, sıkıntı, fakirlik, bolluk, ayrılık, ölüm ve bezeri zamanlarında ruh olgunlaştığı gibi kulun ne yaptığını nasıl davrandığı ile alakalıdır.

Son Yazılar