Bazı kadınlar fondöten kullanmamalı!..
Ali Murtaza DİRİCAN

Ali Murtaza DİRİCAN

Editörün kaleminden

Bazı kadınlar fondöten kullanmamalı!..

23 Mart 2019 - 00:53 - Güncelleme: 23 Mart 2019 - 00:57

Bazı kadınlar fondöten kullanmamalı!..

 

Yüzümüz kalbimizin aynasıdır ve içimizin zenginliğini gösterir. Kişinin içyapısı, ruhi özellikleri, karakteri, huyu, ahlakı, iç derinliği, gönül zenginliği, samimiyeti, heyecanı, utangaçlığı, doğal halini yansıtır. Dilin söyleyemediklerini yüz ifadeleri ve gözleri söyler. Makyaj kullananların yüzünde bu duyguların hiç biri karşı tarafa geçmez.

Kadınlar neden fondöten kullanır?..  Yüzünde sivilce, yaşlanmaya bağlı kırışıkları yok etmek için…  Yüzün herhangi bir kısmında her hangi bir sebepten dolayı morluk vb. halleri kapatmak için kullanır.

Fotoğraf çekimlerinde, ekran karşısında, önemli gün ve gecelerde bazen gerekli olmaktadır. Yüksek ışıkların altında yüzdeki küçük bir sivilce vb. noktalar, ekranda çok kötü görüntüye sebep olmaktadır. Bu hallerde fondöten kullanılır.

Yüzünde hiçbir sıkıntısı olmadığı halde, bir kadın neden fondöten kullanır anlamıyorum!.. Fondöten, yüzün doğallığı, samimiyeti, heyecanı, utangaçlığı, kalbin içindeki güzellikleri tamamen kapatmaktadır. Mağaza vitrinlerindeki mankenlere benzetmektedir.

Duygusuz, ruhsuz bir görüntü meydana geliyor. Kadınlar kendilerini böyle daha güzel olduğunu düşünüyorlar ama itici bir görüntü içinde olduklarının farkında değiller.

Sinema, tiyatro, podyum dünyasındakiler in yapmış olduğu makyaj, tamamen o sahne içindir. O sahne bittiğinde maske temizlenir.

Benim ifadelerim, günlük hayatta kadınlar sabah işe gitmeden başlıyor. Yaptıkları makyajın içeriğindeki kimyasal boyalar saatlerce ciltte kalmaktadır. Mazereti bulunanlar tabii ki kullanacaklar, güzellik uğruna çirkinleştiklerinin farkında değiller!

Geçmiş aylarda arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Otuz beş yaşlarında bir bayan yaklaştı. Bir maruzatı vardı bir konu anlatıyordu. Kadın benim dikkatimi çekti. Yüzünde hiçbir makyaj kalıntısı yoktu. O kadar doğal bir yapısı vardı, kalbinin güzellikleri yüzüne yansımıştı; sıkılgan, utangaç tavırlarla konuşuyor ve konuşurken de elbisesini çekiştiriyordu. Tebessüm etmesi, heyecanı, utangaçlığı, tüm insani duygularını yansıtmıştı. Burnunun üzerindeki çiller bile çok güzel görünüyordu!..

Bu kadının yüzü fondötenle kaplı olsaydı. Mağaza vitrinlerindeki cansız manken gibi, duygusuz bir cisim haline gelirdi.

 

*    *    *

Sosyal medyada Selim Kaya tarafından paylaşılan bir notu yazımda alıntılamak istedim.

“Yüksek hızlı trenin business vagonunda 65 yaş üstü yolcu olduğundan dolayı 22.5 tl saatte 249 km. hız ile seyahat eden, büyük ihtimalle trenin wifi’sini kullanan, önünde ücretsiz sandviç menü, sade kahve ve ayran bulunan şahsın elinde ‘Diktatörün Gölgesinde’ diye bir kitap var. Bu ülke sizin gibileri affetmeyecek. Not: Ben AKP seçmeni değilim sadece içime sindiremedim” diyor!

 

*    *    *

 

Bahar geldi, baharla birlikte işlerimizin yoğunluğu da yavaş yavaş başladı. Nisan ayı başlarında Bursa seyahatim olacak; nisan ortalarında Aydın, Muğla, Dalaman, Fethiye seyahatim olacak. Nisan sonunda ise İstanbul seyahatim olacak. Gecen aylardaki yazımda belirttiğim, bir arkadaşıma atfedeceğim kitabımı, arkadaşımın doğum gününe yetiştireceğimi ifade etmiştim. Kitap ticari bir mantıkla pazarlanacak, Kültür Bakanlığı’ndan ‘Bandrol’ alınacak. İyi bir çalışma olmasını istedim;  aceleye getirmekte istemedim. İş yoğunluğu, zihni yorgunluklar nedeniyle maalesef doğum gününe yetiştiremiyorum.

Buradan belirtmek istedim…

Sağlıcakla kalın….

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar