Mirasçıların ve Taşınmaz Maliklerinin Emlak Vergisi Sorumluluğu
Av.Kemal Buğday

Av.Kemal Buğday

Mirasçıların ve Taşınmaz Maliklerinin Emlak Vergisi Sorumluluğu

27 Aralık 2019 - 23:56

Ülkemizde kamusal hizmetlerin sağlanması ve kamu borçlarının karşılanması amacıyla idarenin mali bir kaynağa sahip olması gerektiğinin bilinci tam olarak anlaşılamamış olmakla beraber, idarenin vergi uygulamaları konusunda mevzuatta yer alan boşlukları doldurmamaması vergi borçlarının ödenmesinde bir takım karışıklıklara ve yanlış uygulamalara yol açmaktadır.

Vergi borçlarından doğan sorumluluğu emlak vergisi açısndan inceleyen bu makale, maliklerin ve hak sahiplerinin uygulamada yaşadıkları sorunlara rehber niteliğinde olması amacıyla hazırlanmıştır.

Vergi borçlarının çeşitli açılardan incelenmesine geçilmeden önce vergi kavramının tanımından bahsetmek yerinde olacaktır.Vergi; Kamusal hizmetlerin gerektirdiği giderler ile kamu borçları dolayısıyla ortaya çıkan yükleri karşılamak amacıyla, karşılıklı olarak, gerçek ve tüzel kişilerden alınan ve cebri niteliğe sahip para şeklindeki ödemelerdir.  

Vergi kavramının haiz olduğu ehemmiyet kadar vergi sorumlusu olmanın getirdiği yükümlülükler de bir o kadar önemli hale gelmektedir. Bu sorumluluk hali özellikle birden fazla vergi sorumlusunun bulunması halinde katlanmaktadır. Zira vergi sorumlularının  fazla oluşu mükelleflere ödemelerde kolaylıklar getirse de, beraberinde uygulama hatalarına da  yol açabilmektedir. Hal böyleyken yasalarda her zaman birey iradesinden üstün tutulan kamu idarelerinden yanlışlığın düzeltilmesini istemek kolay olmamaktadır.  Bu nedenle vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden evvel, vergi sorumluluğunun sınırlarınıniyi bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Uygulamada emlak vergisine ilişkin en çok karşılaşılan sorunlardan biri de paylı mülkiyet ve el birliğiyle mülkiyet halinde vergiden sorumluluğun sınırlarının nasıl olacağı hususudur.Paylı mülkiyet;  maliklerin gayrimenkul üzerindeki paylarının oranlarının belirli olduğu mülkiyet durumuyken;  el birliği ile mülkiyet maliklerin gayrimenkulun tamamına pay ayrımı olmaksızın sahip olması halidir. Kavramların içeriğinden de anlaşılacağı üzere paylı mülkiyette oranlar belirli olduğundan vergi sorumlularının ödeyecekleri tutarlar da sabit olup birbirinden ayrıdır. El birliğiyle mülkiyette ise 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu üçüncü maddesi mülkiyetin kendine özgü yapısı nedeniyle mükelleflere müteselsil yani ortak bir sorumluluk çizmiştir. Vergi mükelleflerinden birinin vergi borcunu ifa etmesiyle borcun sona erme halinin mükellefler açısından kimi durumlarda kolaylıklar arz edeceği bilinse de iç ilişkilerinde karşılıklara ve sorunlara yol açabileceği gerçeği de aşikardır. Böyle bir durumda vergilerin ödenmesi konusunda daha fazla sorumululuk aldığını , idareye  ödeme yaptığını düşünen malik diğer malik ya da malikler lehine yaptığı harcamaları ve vergileri Türk Borçlar Kanunu 62. Maddesinde yer alan müteselsil sorumluluğa ilişkin düzenlemeye dayanıp diğer mükelleflere rücu edip zararını karşılayabilecektir.

Aynı şekilde benzer bir durum da mirasçılar arasında sıkça görülmektedir. Mirasçılar Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre terekenin borçlarından müteselsil sorumlu olup tüm borcu ifa eden mirasçının diğer mirasçılardan rücu yoluyla fazla ödediği miktarı geri alabileceği hüküm altılunna alınmıştır.

Esasen vergi ödemelerinde hata yapılması durumunda idareye bizzat başvuru konusunda yasal olarak bir engel bulunmamaktadır. Vergi Usul Kanunu vergide hatayı, vergi hesaplamalarında yapılan hata ve vergilendirmede yapılan olarak ayırmakla birlikte hesaplama hatalarını ve mükellefte hata durumlarını sayma yoluna gitmiştir. Fakat elbirliği ile mülkiyet durumunda maliklerden birinin kendi payına düşenden fazla vergi ödemesi, hem vergi miktarında bir hataya, hem de vergiyi ödememesi gereken kimselerin ödeme yapmasına sebep olmadığından malikler veya mirasçılar fazla ödedikleri verginin tahsilini bu yolla sağlayamamaktadırlar.Bundan dolayı taşınmaza elbirliği ile malik olanlar veya mirasçılar açısından yargı yoluna başvurmak fazla ödedikleri vergilerin tahsilinde  en doğru yol olacaktır.

Tüm bu sebeplerden ötürü emlak vergisi ödenirken yasal sorumluluk kapsamının snırları mükellefler açısından doğru bir şekilde belirlenmeli, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından ödenen tüm vergilere ilişkin kişisel detaylar hem idare hem mükellefler tarafından kayıt alıtına alınmalıdır.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar