Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Emrullah Mısır

Emrullah Mısır

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

25 Mart 2019 - 10:36

18 Mart günü Çanakkale Zaferi'nin 104. yılını büyük bir gururla kutladık. Çanakkale zaferi haftası olarak kutlanan bu hafta içerisinde, hafta boyu çeşitli etkinlikler düzenlenerek Çanakkale destanıyla ilgili çeşitli anmalar yapıldı. Türk askerinin gücünü altın harflerle tarihe yazdıran Çanakkale savaşlarında resmi rakamlara göre şehit sayısı59.408, hastanekayıpları21.000, kayıp ve esirler11.000, hasta veya savaş Dışı kalanlar, 64.000yaralılar ise 97.000dir.  Toplam 252.408 asker.

                252.408 kahraman askerimizi ya şehit verdikyada gazi. Fakat, tarihin akışını değiştirecek bir galibiyet kazandık. Bu galibiyet dünya ülkelerinin güç dengelerini değiştirmiş, paylaşım heveslerini yıkmış, yüce Türk milletinin belirleyici ve yönlendirici gücünü bir kere daha gözler önüne sermiştir.Çanakkale zaferi Anadolu halkına verdiği azim, umut ve kararlılık Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini de ateşlemiştir.

                Çanakkale, Türk ulusunun bağımsızlık ve hürriyet söz konusu olduğunda ne denli kararlı ve kahraman olduğunu sonsuza dek anımsatacak adeta bir "anıtcephe" olarak tarihe geçmiştir. Çünkü Türk ordusu üstün muharebe taktiklerini, silah gücü bakımından çok üstün bir güce karşı ustalıkla kullanmıştır. Bununla beraber dünya harp tarihi, Çanakkale'de Türk askerinin insancıllığını savaş alanlarında bile yitirmediğine, düşmanına dahi merhamet gösterebildiğine şahit olmuştur.Henüz genç bir yarbayken 19. Tümen komutanı olarak görev yapan ve savaşın seyrini değiştiren taktikleriyle, Mustafa Kemal Atatürk’ün komutanlığına ve liderliğine de şahit olmuştur.

                Peki, kimlerdi bu kahramanlar? Osmanlı devletinin hâkim olduğu tüm topraklardan, dil din, ırk ayrımı gözetmeksizin ‘sancak düşmesin ezan dinmesin’ düşüncesiyle mukaddes toprakları savunmak için, malından, gençliğinden, hayallerinden, beklentilerinden, ulaştıklarından, ulaşma ihtimali bulunanlardan vazgeçerek, ortaya düşüp canıyla bir doğruyu yaşatmaya çalışan insanlardı onlar. Onlar adeta birer kahramanlık abidesi olarak tarih sayfalarındaki yerlerini aldılar. Onlara bir memleket, bir millet borçluyuz.

 M. Akif ERSOY o kahramanlara şöyle sesleniyor.

“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;

Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da,ridanamıyle;

Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;

Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;

Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

 

                Çanakkale savaşının üzerinden geçen 104 yıl içerisinde, İslam’ın son kalesi olan Anadolu’nun bekası için canını veren şehitlerimiz, kahramanlarımız hiç bitmedi, bitmeyecek de. Vatan olmadan bir milletin ayakta durması mümkün değildir. Bir milletin var olması, hayatiyetini devam ettirebilmesi ancak vatanına sahip olmasıyla mümkündür. Bizi şefkatli bir ana kucağı gibi bağrına basan bu toprakları yabancılara çiğnetmemek, ay yıldızlı bayrağımızı ebediyen göklerde dalgalandırmak, semayı çınlatan ezanı, gönülleri yeşerten Kur’an seslerini susturmamak, toprağın altındakileri rahatsız etmemek, üstündekileri de zillete ve esarete düşürmemek için canla başla çalışmak her Türkün görevi olmalıdır. Bu nedenle, böyle bir bilince sahip toplum daima kendi dinamiklerinden, kendi kahramanlarını her zaman çıkartacaktır. Bugün hala sınırlarımızın içinde ve dışında kahramanca mücadele eden vatan evlatları bazen şehit, bazen gazi olmakta fakat, sancağı asla yere düşürmemektedirler. Bu bilince sahip kahramanlarımız olduğu müddetçe Hilalin uğrunda batan güneşler bitmeyecek, sancağı yere düşürmeyerek, ileriye, daima ileriye taşıyacaktır. Ne güzel ifade etmiş Yahya Kemal BEYATLI;

Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyednâmın,

Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın!

Amin…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar