Kızgın demiri soğutma dönemi...
Gökhan Çelik

Gökhan Çelik

Kızgın demiri soğutma dönemi...

19 Nisan 2019 - 20:18

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan dün Memur-Sen’in Genel Merkez Hizmet Binası açılış töreninde çok önemli bir açıklamada bulundu. Seçim tartışmalarını geride bırakarak ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündeme odaklanmanın şart olduğunu söyleyen Erdoğan, “Dönem kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir.” Dedi ve önümüzde ki 4,5 yıllık süreçte yapısal reformları hayata geçireceklerini belirtip “Gayemiz, milletimizin refahını arttırmak, güvenlik ve özgürlük dengesini koruyarak devletimizin bekasına yönelik tehditleri bertaraf ederek Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmaktır.” Diye devam etti.

Sayın Cumhurbaşkanının yazımın başlığında da yer alan “Kızgın demiri soğutma dönemi” cümlesi oldukça önemliydi ve eminim ki benim gibi milyonlarca insanımızı ziyadesiyle memnun etti. 28 Mart 2014 yılında ki yerel seçimlerle başlayıp, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 7 Haziran 2015 Milletvekili seçimleri, 1 Kasım 2015 Milletvekili seçimleri, 16 Nisan 2017 Referandumu, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri ve son olarak 31 Mart 2018 Yerel seçimleri ile biten bir süreç yaşadık. Tam beş yılda yedi seçim dile kolay yazarken bile beni yordu. Bu seçimler milletimizi de yordu ve yıldırdı. Bıçak sırtı biten büyük tartışmalarla geçen bir seçim sonrası Sayın Cumhurbaşkanının kurduğu bu cümle ve söylediklerinin bütünü seçmenin verdiği mesajı net bir şekilde aldığının en büyük göstergesidir. Ve Sayın Cumhurbaşkanın seçmenin verdiği mesajı doğru alması önümüzde ki süreç adına umut verici bir hadisedir.

Sayın Cumhurbaşkanının bu sözlerinden sonra artık Türk siyaseti içerisinde bir figür olarak yer alıp, rol oynayan herkes beş yılda yedi seçim yaşayıp yılmış ve yorulmuş milletin mesajını en doğru şekilde okuyup ona göre siyaset belirlemelidir. Önümüzde ki bu dört buçuk yıllık süreçte hiçbir kimse erken seçim lafını ağzına almamalıdır. Bütün siyasi figürler Büyük Türk Milletinin bu süreçte ona verdiği görevi en iyi şekilde yapma gayretine düşmelidir. Uyumlu bir birliktelik kurarak, yerel ve genel iktidar sahipleri sadece ve sadece bu millete hizmete odaklanmalıdır. Bu süreci ve seçim sonuçlarını doğru okuyamayan ve doğru yorumlayamayanlar, şuan ki siyasi konjonktürü bozmaya kalkanlar bu milletin en ağır tokadını yemeğe hazır olmalıdırlar.

Özellikle 31 Mart seçimlerinden önce katıldığı bir televizyon programında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin 57.Hükümet döneminde yaşananları, DSP’ nin bölünme sürecini, Kemal Derviş üzerinden yaşanları ve erken seçim kararını neden almak zorunda kaldığını anlatması çok önemlidir. Ve bugün bir kez daha bu seçim sonuçlarının ışığında dikkatle kulak verilmesi gereken bir hadise ve çok önemli bir siyasi tecrübedir. Bugün en çok adı Akparti’ yi bölerek yeni bir siyasi parti kurmak suretiyle siyaset sahnesinde ön plana çıkmak istedikleri iddia edilen Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Eski Bakan Ali Babacan dikkatli ve temkinli olmalıdır. Bu isimler Sayın Devlet Bahçeli’nin 57. Hükümet dönemiyle alakalı anısına ve uyarısına ciddiyetle kulak vermelidir. Türkiye seçimleri atlatmış, rahatlamış ve artık engelsiz bir şekilde özellikle ekonomi ve güvenlik konularında ki hassas gündemlerle alakalı projelere odaklanacakken bu isimlerin yeni bir parti ve ülkeyi erken seçime sürükleyecek bir siyasi gündeme sürüklemeleri Türk Milletine yapacakları büyük bir ihanet olur. Bu üç isim ve onlarla birlikte hareket edeceği söylenen eski ve yeni Milletvekilleri şunu iyi analiz etmelilerdir ki Türkiye siyasi partiler ve siyasetçi çöplüğüdür. Yapacakları bu ihanet girişimi onları da muhakkak ki bu çöplüğe atacaktır.

Bu yazdıklarımı şimdi bazı çiğ ve sığ düşünceliler Gökhan Çelik, Akparti’nin bölünmemesi ya da Akparti’nin bekasını düşünüyor diye yorumlayacaklardır. Hem onlara cevaben hem de niyetimin daha açık olmasına binaen şunu belirtmek isterim. Meselem Akparti’ nin bölünmesi ile alakalı veyahut bitmesiyle alakalı bir mesele değildir. Beni ilgilendiren mesele Türk Milletinin 4,5 yıllık bir süreyi seçimsiz ve Sayın Cumhurbaşkanının söylediği gibi kızgın demiri soğutma dönemi olarak atlatmasıdır. Sayın Abdullah Gül de, Sayın Davutoğlu da, Sayın Babacan da ve hatta diğerleri de artık Akparti de siyaset yapmak istemeyebilirler, Sayın Cumhurbaşkanı ve Akparti’nin siyasi söylemleri ile ters düşüp ayrılmak isteyebilirler, tek bir lafım yok buna, gayet doğaldır. Tek derdim bu zaman ve bu siyasi tablo da Türk Milleti açısından doğru zaman değildir. Bir süre eğer varsa böyle girişimleri ertelemeli ve kızgın demirin soğumasına müsaade etmelilerdir.  

 

 

 

 

 

 

              

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Vahit Revan
    5 ay önce
    Kızgın demiri soğutma dönemi diyoruz ama İstanbul seçimleri için yapı*** suçlamalar seçimin hala askıdaolması muhalif gazete ve gazeteci lere yapı*** baskı kayıp kaçak saat okuma gibi demokrasiye yakışmayan uygulama lar cumhur başkanının muhakeme ye verdiği kişiler seçimde illet zillet diye halka edilen hakaretler millet sayın cumhurbaşkanına tek adam yetkisini bunun içinmi verdi milletin sırtına yüklenen gereksiz masraflar yazlık ve Ahlata yapılması düşünülen saraylar tarikatlar verilen paralar peşkeş çekilen bakanlıklar demir böylemi soğuyacak

Son Yazılar