Ozan Ceyhun'un Viyana Büyükelçiliğine atanması kabul...
Gökhan Çelik

Gökhan Çelik

Ozan Ceyhun'un Viyana Büyükelçiliğine atanması kabul edilemez.

22 Şubat 2020 - 14:05

Hani bazı şeyler vardır anlatması ve tarif etmesi oldukça güç olur ancak sizde derin bir etki yaratır. Tarif edemezsiniz ancak canınız acır, içiniz yanar. Kabul etmezsiniz, kabul etmek istemezsiniz. İşte Ozan Ceyhun isimli katilin Viyana Büyükelçisi olarak atanması da tam böyle bir his yarattı.

Böylesi bir ortamda Cumhur İttifakının kolonlarını tutan Milliyetçi Hareket Partisini ve dolayısıyla Ülkücü camiayı bu kadar derinden yaralayacak bir atama hiç şık olmadı, hiç yakışmadı.

İstanbul da ki Adana Erkek Öğrenci Yurdunu bombalayarak Ülkücü Mustafa Erol’u şehit eden ve hakkında idam cezasıyla iddianame hazırlanınca Viyana’ya kaçan ve zaman aşımından cezası düşünce kurtulan daha sonra Almanya ya geçen ve Yeşiller Partisinden Milletvekili olup Ermeni Tasarısının da mimarı olan Katil Ozan Ceyhun’un Viyana Büyükelçiliğine atanması kabul edilemez ve kabul edilmeyecektir.

Ülkemizin birlik ve beraberliğe bu kadar ihtiyaç duyduğu bir dönemde Cumhur İttifakına zarar verecek bu atamadan geri dönülmesi elzemdir.      

 

Bir Garip Çocuk…

Son günlerde bir anda Türkiye gündemine ışınlanan bir çocuk var. Dahi olduğu, filozof olduğu, o olduğu, bu olduğu söylenerek abartıldıkça abartılan ve gündemin baş köşesine insanların ilgi odağına yerleştirilmeye çalışılan. Bu çocuğumuzu ilk gördüğüm andan itibaren çok farklı bir hisse kapıldım. CNN TURK de anne ve babası ile birlikte yer aldığı röportajı da dikkatlice bir iki defa izleyince bu işte bir iş olduğunu düşünmeye başladım.

Birinci mesele gözleri, çok tuhaf dikkatlice inceleyin sanki ameliyatla büyütülmüş gibi. Mesela medyaya servis edilen bir fotoğrafında üzerinde el örmesi bir hırka var dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Sanki özellikle ben zengin çocuğu değilim ve fakir bir ailenin çocuğuyum imajı vermek için giydirilmiş gibi, ailesi ile çıktığı televizyon programında annesinin de kıyafeti aynı amaç doğrultusunda seçilmiş gibi. 11 yaşında ve 250 kitap okuduğu söyleniyor. 11 yaşında olup da 250 civarı kitap okuyan, ilgisine göre bilimsel makale okuyabilecek yüzlerce çocuk bulabiliriz.

Bu çocukta başka bir şey var. Bilerek gündeme çıkarıldı. Hadsiz hali, şımarık tavrı, mevcut öğretmenlerini incitici sözleri, ciddi davranış bozukluğu ve bunların yanında bazı şeylerin öğretilmiş ve ezberletilmiş olduğu inancındayım.

En masumane bir şekilde bu çocuğun ve ailesinin bir PR şirketinin mahsulü ve dahi kurbanı olduğunu düşünüyorum. Çok yakın zamanda elbette kokusu çıkacaktır. Bekleyelim ve görelim.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar