Türkçü Türkiye...
Gökhan Çelik

Gökhan Çelik

Türkçü Türkiye...

03 Mayıs 2019 - 11:30

Bugün, bundan tam 75 yıl önce Büyük Dava ve Fikir Adamı, Edebiyat Tarihçisi Hüseyin Nihal Atsız devrin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na Orhun Dergisinde iki adet yazdığı açık mektupla Türklerin “Turan Ülküsünden” asla vazgeçmeyeceğini gösterip 3 Mayısların “Türkçülük Bayramı” olarak kutlanmasının işaret fişeğini yakmıştır.

Hüseyin Nihal Atsız, o dönemde hiç kimsenin cesaret edemediği tarzda kendini “Milli Şef” ilan eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü eleştiriyordu. Adeta Devlet içinde artan komünist faaliyetlere, komünist kadrolaşmalara ve Türk kimliğinin hor görülmesi faaliyetlerine karşı çıkıyor kendini Türkçü zanneden Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na gerçekleri bir tokat gibi gösterip “Milli Şef” düzenine meydan okuyordu. Bu açık mektupların sonucu olarak aralarında o dönem Erdek de Piyade Üsteğmen olarak görev yapan Başbuğ Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, Dr. Fethi Tevetoğlu, Necdet Sancar ve Şair Orhan Şaik Gökyay’ın da olduğu 23 kişi tutuklanıp haklarında “Turancılık Davası” açılıyordu. İlk duruşma 26 Nisan, ikinci duruşma ise 3 Mayıs 1944 günü Ankara’da yapıldı. Hüseyin Nihal Atsız, Ankara’ da Milliyetçi Türk Gençliği tarafından büyük bir kalabalık eşliğinde ki sevgi gösterileri ile karşılandı. Ancak ne hazindir ki bu gençler şiddet kullanılarak dağıtıldı. Yüzlerce genç gözaltına alınarak işkence ve zulüm gördü.

İşte 3 Mayıs Türkçülük Bayramı, 1944 yılında “Turancılık Davasında” yargılanan 23 “Türkçü” ve sırf Türk Milliyetçisi oldukları için işkence gören binlerce gence atfen Hüseyin Nihal Atsız’ın Orkun Dergisinin 1962 yılında yayınlanan 3. Sayısının kapağında yazdığı 3 Mayıs 1944’ ü anlattığı makalesini bitirdiği “Türkçüler! Toplu ve yalnız, her yerde 3 Mayısı analım. Analım ve Kür Şad’ın hatırasını yüceltelim.” Sözlerinden bu yana kutlanmaktadır.

Her fırsatta Türklüğün önemini belirten Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün “Doğuşumda ki tek olağanüstülük TÜRK olarak dünyaya gelmemdir.” Ve “Türkçülük öyle şerefli bir bayraktır ki: Onu Vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk’ün ilk ve Milli vazifesidir.” Gibi sözleri bizim “TÜRKÇÜ TÜRKİYE” için vereceğimiz mücadelenin ne kadar önem arz ettiğini en açık haliyle bize göstermektedir.

Bugünün Türkiye’ sinde verdiğimiz mücadele ve Dış Politika da savunduğumuz “Misak-i Milli sınırlarımızın korunması”, “Anayasamızın ilk dört maddesi”, “Kıbrıs’ın Türk yurdu olduğu ve ebediyen öyle kalacağı”, “Karabağ’ın Türk yurdu ve Azerbaycan Devleti’nin toprağı olduğu”, “Doğu Türkistan’ın Türk Yurdu olduğu” gibi önemli hususlar en önemli kırmızı çizgilerimizdir.

Yine bütün Türk Düşmanlarına Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün biz sözünü hatırlatmak istiyorum. “Taş kırılır, Tunç erir. Ama Türklük ebedidir.”

Elbet bir gün “Türkçü Türkiye” idealimizin iktidar olup ülke yönetiminde tek ses olacağına bütün kalbimle inanarak 3 Mayıs’ın bütün Türk Dünyasında ortak Milli şuurun uyanış günü ve Türklüğün birlik ve beraberlik bayramı olarak kutlanacağına tüm kalbimle inanıyorum.

Kısacası 3 Mayıs Türk Milletinin sinesinden milli bir refleks olarak doğan Millet varlığını, Devlet birliğini ve Vatan bütünlüğünü bize haykıran, Türk yurdunda Türklüğe zulüm edenlere asil ve görkemli bir baş kaldırış ve Milli şuurun uyanışı hareketidir. “3 Mayıs 1944 Türkçülük Turancılık Davasında” yargılanmış, işkence ve zulüm görmüş ve ebediyete intikal etmiş kahramanlarımızı başta Hüseyin Nihal Atsız ve Başbuğ Alparslan Türkeş olmak üzere rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları Şad Olsun.        

      

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar