BAYAN NAVİGASYON.
Pınar Çağlıner

Pınar Çağlıner

BAYAN NAVİGASYON.

28 Haziran 2019 - 01:23

   Şu bayan arkadaşımla bir türlü anlaşamadık.

         Zaten konuşma tarzına bir türlü alışamadım. Soğuk bir sesi var. (Sesin sahibinden özür diliyorum. Kast ettiğim sesi değil, sesin uygulanmış hali.)

         Hatırlamaya çalışın o sesi; -Buradan… sağa… dön.

         Emir kipiyle verilen cümleleri bayan arkadaşım seslendirmiş, bir de üzerine soğuk makamı işlenmiş, ben ona takılıyım.

         Geçen gün ailem ile bilmediğimiz adrese doğru yol alıyoruz. Teknoloji bize de ulaştığı için J annem cep telefonundan bizim sihirli bayanı açtı. Gidilecek adresi yazdık. Buraya kadar her şey istenilendi.

         Gidilen yolu bize geriden iletmeye başlayan navigasyon, elli kilometre hızla giden araç için ‘iki dakika bekleyin’ diyor.

Hayır araç mı sana uyacak, sen mi araca anlamadık.

Neden aracı sağa çekerek ben seni iki dakika bekleyeceğim bir de onu anlamadım.

Biz sihirli bayanı beklemeyerek yolda yürüyen yurdumun insanına adresi sorduk.

Meğerse bizi sağa çektirmeye çalışan bayan, bize yetişemediği gibi yanlış oku kullanmış.

Bizim yurdumun insanı ile sohbetimiz iki dakikayı geçtiği için, sihirli bayan zaten öğrendiğimiz doğru yolu bize sesiyle sundu.

-Geri dön… Elli metre sonra… sağa dön.

         Geri döndük, o güzel ses tonuyla söylediğini yaptık. Ama o yine geride kaldı. İki dakikaya takılmış durumda.

İçimden diyorum ki; ‘İlk gördüğün insana sor, bu iş bayana söylenmekle olmayacak.’

Duysa hadi neyse. Herkes sihirli bayanla konuşur duruma geldi.

Elli metre değil, yüz metre gidildi. Aranan saat kulesi bulunamadı. Şimdi demeyin, İzmirlisin saat kulesini mi bulamadınız diye. O kadar değil elbet. Bildiğimiz Konak Meydanı’ndaki saat kulesinden bahsetmiyorum.

Bu arada bende İzmir’de ikinci bir saat kulesi olduğunu öğrendim. Hem de çok daha eskilere dayanan bir saat kulesi olduğunu. Bir köşe yazımda ayrıca onu kaleme alacağım.

Gelelim bizi iki dakika ardımızdan izlemeye çalışan güzel seslimize. Dayanamadım ve ; “Anne ne olur kapat şu güzel sesliyi. Durup birine soralım.” dedim.

Hayır hava bunaltıcı sıcak, insanlar ve araçlar sanki sarhoş gibi hareket ediyor. Geçilen sokaklar birbirinin aynı. Olacak şey değil.

Çektik aracı kenara. İlk gördüğümüz kişiye sorduk.

“-………… adresine nasıl gidebiliriz?” diye.

Birazdan neden navigasyondaki kadının sesini yadırgadığımı anlayın siz. Aslında yadırgamamam gerektiğini.

Sağ kolunu kaldıran altmış beş, yetmiş yaşlarında başında kasketli bir amca şöyle dedi.

“Bak şimdi bacım….” deyince,

Benden aynen şu ses çıktı.

“He amca bakıyom.”

Türkçe gitti bende, direk amcanın memleketi neresiyse oralı oldum ben.

O sağ kol havada bana bakmadan tarif edeceği yeri aynen gözlerinde canlandırarak tarif ediyor.

“-Görüyon mu şu gadın guaförünü?”

Ben aynı üslupla devam,

“-He gördüm. Oradan mı dönüyoruz?”

“-Yok.” dedi sustu.

“-Napcaz kuaförden sonra?” deyince, annem beni dürttü.

“-Dur bir anlatsın. Kafasını karıştırma.”

Bende beklemeye başladım.

“-Şimdig, geç o guaförü.”

“Geçtim.” dedim annem yine dürttü. Babam kesin içinden; ‘Başka biri denk gelemez miydi?’ diyordu eminim.

“-Aşağa incen, sola sonra aşağı dimdiiiireeeek gitcen.”

Hah dedim. Tarif amcamın kafasında tamam. Onda sorun yok.

Yalnız, ‘ görünen guaförden mü aşağı ineceğim, yoksa guaförün soluna yol iniyor oradan mı dimdireeeeek ineceğimi sormadan gitmeyeceğim’ dedim içimden.

“-Amca çok teşekkür ederim. Bir şey daha soracağım. Aşağı ineceğim yer kuaförün önünden devam eden yoldan mı yoksa, soluna yol ayrılıyor oradan aşağıya mı?”

Amca bana bir baktı, o ana kadar yola adapte olan amcada şimşekler çakmış gibiydi.

Anlamadığımı kabul edemeyen amca son yönlendirmesini yaptı.

“-Yav sana guaför dedim. Dedim mi, dedim. Sola dön dedim mi? Demedim.”

Ben azarlanmış bir şoför olarak aracı hareket ettirdim.

Çok teşekkür ederek dimdireeeeeek gidişte yolu ve adresi bulduk.

Sonra anladım navigasyondaki o kadın sesinin öyle neden olduğunu. Amcamla aynı çizgideydi aslında.

Amca ‘Dedim mi, demedim’ derken, sihirli kadın ‘Dört yol ağzının üçüncü çıkışından ÇIK, 50 metre sonra sola DÖN.’ diyordu.

E artık bu yol tariflerini de bulamayan, araç kullanmasın değil mi?

Sevgiyle kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar