Emin misin?
Prof. Dr. Hasan Kalyoncu

Prof. Dr. Hasan Kalyoncu

Emin misin?

27 Kasım 2018 - 13:48

Bay Çölaşan Türk milliyetçiliğinin, Ülkücü ve Milliyetçi Hareketin iflah olmaz bir hasmıdır. Yazık deyip nasipsizliğine acımaktan başka ne yapabiliriz.


Bu nasipsizliğine ve yaşına başına rağmen bir de çizmeyi aşmamayı öğrenseymiş, iyi olurmuş. Nasipsizliğine bir kat daha elleriyle ekledi. 


Bu nasipsiz, kendi aklının almadığı yerlerde kaleme sarılıp sağa sola saldırıyor. Yok sola saldırmıyor. Milliyetçi Hareket Partisinin ve Liderimiz Devlet Bahçeli’nin milletin bekası kaygısını anlamayan kafalar, bizim milliyetperverliğimizi kendi cılız matematik hesaplarına ve pazarlık planlarından oluşan şablonlarına uydurmaya çalışıyorlar.


Bay Çölaşan, “önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” sözü sıradan bir tekerleme değildir. Sizin anlayış kudretiniz “al şu takatukaları…” sonra evine götür; illa ki “götür” ile sınırlı kalmış ya. Nasipsizlik dediğimiz budur.


Milliyetçi Hareket Partisi mahiyeti gereği Türkiye Cumhuriyetini yönetmeye talip bir siyasal partidir. Bu kadarını sizin bile kavradığınızı varsayıyorum. Gelelim anlayamadığınız aşamaya: Türk milliyetçiliği, Türk’ün milli varlığı ve yükselmesinin Türk Devletinin canlılığının davasındadır. Bu bizim iktidarımız ile elbette daha derli toplu ve kalıcı olarak sağlanabilecektir. Türk milletinin ve seçmenlerin bunu anlayacağı günler uzak görünmüyor. Ancak partimizin iktidara gelmesi için milletin zerre menfaatini zedeleyecek politikalar bizim kitabımızda yoktur. Milli birlik ve bütünlüğümüzün dıştan ve içten tahrip edilmesine izin vermemek amacıyla yapılan hareketleri, sizin kavramanız zor görünüyor. Tam burada işte, aklınızın almadığı işler görürseniz, “yine milli bir mesele var ve milliyetçiler kendilerini feda ediyor” diyebilecek bir izana ihtiyacınız var.


Sizin kapitalist. çıkarını azami düzeye taşımaktan başka derdi olmayan bireyiniz; vatan, millet, din ve devlet için kendinden vazgeçmeyi muhasebeleştiremez. Bizim sözlerimiz, sizin gözünüzde “vatan-millet-sakarya edebiyatı” ve hamaset sayılırken, yine kavramadığınız bir noktaya ulaşıyoruz. Bizim hayata bakışımız, siyasetimizin tarzı ve günlük davranışlarımızın ölçüsü, “fena fiddevle” ile ifade edilir. Ders çalışmak isterseniz, rahmetli Dündar TAŞER’i okumanızı öneririm.


Bir de seçmene dönük, onu sözümona bizim aleyhimize tahrik etmek isteyen “çantada keklik” ifadeniz var. Biz seçmenin hiçbir parti ya da politikacıya tapulu olmadığını bilecek kurumsal hafızaya sahip bir partiyiz. Ayrıca Türk adına tutkumuz dolayısıyla, onu çantaya tıkıştırmaya ve kekliğe benzetmeye ar eder, benzeteni arsız diye görürüz.


Bir de yazınızda, ülkücü, milliyetçi okurlarınızı partimiz ve Liderimiz aleyhinde etkilemeye yeltenmişsiniz. Bilmediğiniz bir şeyi daha öğreteyim: Bir ülkücü Emin Çöalaşan’ı okuyorsa, emin olun “yanlış adamın önermeleri nedir” merakıyla okuyordur. Bunun ötesi, sizin adınıza nafile çabadan ibarettir. Siz eleştirdikçe ülkücüler, kendilerinin doğru istikametine bir kere daha emin oluyorlar.


Kendinizi, bunca yıllık kalemden geçinmenize dayanarak sağduyu sahiplerinin önemsediği bir yazar sanmaya devam edecek misiniz?

Emin misiniz?

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Zeki
    8 ay önce
    Emin Çölaşan a acil şifalar dilerim. Bu hastalığından en kısa sürede kurtulmasını temenni ederim.
  • Ali Bedel
    8 ay önce
    Ağzınıza yüreğinize ve Kaleminize sağlık Saygıdeğer Vekilim. Ancak bu kadar güzel tarif ve tasvir edilebilirdi.
  • Prof. DR. Özgür Emiroğlu
    8 ay önce
    Hocam ağzına sağlık süper olmuş. Herhangi bir vatansever milliyetçi dediğiniz gibi Emini ancak yanlış önermelerini öğrenmek için okur.....

Son Yazılar