Reklam
  • Reklam
MACRON 24 NİSAN'I NASIL GÖRÜYOR.
Yaşar Yılmaz

Yaşar Yılmaz

MACRON 24 NİSAN'I NASIL GÖRÜYOR.

25 Nisan 2019 - 11:19

24 Nisan’a geldik, soykırım yalanı tekrar fırına sürüldü. Sembol yapılmaya çalışılan gün, Osmanlının cinayet işlediği bir gün değil, cinayet işleyen ermeni örgütlerinin liderlerinin, Ayaş ve Çankırı cezaevlerine konulduğu gündür.

 Yüzyıldır devam eden yalan kampanyasının, hayatta kalmak için komşunu öldür sloganıyla yola çıkan Ermenilerin, Hıristiyan alemi tarafından desteklenerek, toprak ve tazminat eksenine çekilmeye çalışılmasının ön adımlarıdır. Fransa bu alanda sabıkalıdır, Rusya, İngiltere sabıkalıdır. Sebep savaşa girdikleri Osmanlıyı, zayıflatıp kolayca yenmek için, her milleti ayaklandırıp, kolay bir zafer kazanmak istemelerinin alt çalışmalarıdır.

 Fransa, ilk baştan beri bu işin bayraktarlığını yapmıştır. Güneyde ki Ermenilere Fransız ordusuna gönüllü yazılma hakkı tanımış ve 592 Osmanlı vatandaşını, 12 bin civarında başka topraklardan Ermeni’yi ordusuna almış ve bağımsız Ermenistan sözünü vermiştir. 1914 yılında haritalar hazırlayıp, beş bin Ermeni’nin Musa dağına çıkmasına para ve silah yardımı yapmıştır.

 Osmanlı önlem almak için bu hain vatandaşlarına, kendi sınırları içerisinde yer değiştirtmiştir. Tarihte örneklerine bakalım, ABD pasifik kıyısındaki Japon kökenli vatandaşlarını, Japonya ile savaşmaya başlayınca, Missisippi yoluna sürüp, binlercesinin bir şekilde hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Hiçbir Japon ABD içinde tek olaya karışmamıştır!  Stalin 1944 de Kırım Türklerini haber bile vermeden evlerinden toplayıp, Sibirya’ya aç, susuz sürgün etmiştir. Trenle yola çıkan insanlar, tuvalet ihtiyacını bile kapısı kilitli vagonlarda gidermiş, sonuçta on binlercesi yolda ölmüştür. Geri döndüreceğiz diye de kalanını katledip, el koydukları mal ve mülklerini, Gürcülere ve Ruslara vermişlerdir. Bu gün bile sağ kalan yaşlılar, televizyon programlarında çocukluğunu geçirdikleri evlerin kapısına gidip, içeriyi tarif ediyor, ama evlerini alamıyor. Kırımlılarda bir eyleme kalkışmadan! cani Stalin tarafından kurban edildi.

 Ermeni olayı 1915 temi başladı, hayır. 1877-1878 yılları ve Ayestefanos antlaşması ile uluslararası alanda boy gösterdiler. 1878 Van Kara Haç örgütü, Erzurum anavatan müdafileri, Armenekon partisi, 1887 hınçak, 1890 da ihtilalci hınçak, Tiflis te taşnaksutyan kuruldu. 1895 sason isyanı sonucunda uluslararası tahkim 20 Temmuz 1895 de Ermeni isyancıları suçlu buldu. Neden komşularını öldürdüler, hem de sebepsiz yere. İstanbul, Divriği, Harput, Sivas, Develi, Bitlis, Bayburt, Merzifon, Siverek, Eğin ve onlarca yerde isyan başlatıp, masum insanları öldürdüler.  1800’lü yıllarda Amerikalı misyonerler Osmanlı vatandaşı Ermenileri eğitip, sahaya sürdü. Osmanlı‘ nın zayıf anında 1915 yılına kadar adeta müsamaha gördüler, adamlar padişaha suikast yaptı, anlaşmalar gereği ABD vatandaşı olduğu için yargılanamadılar. Şimdi sanki durup dururken Osmanlı birdenbire vatandaşlarına kasıt yapmaya karar vermiş gibi lanse ediliyor. Ermeniler onlarca yıl hazırlık yapıp öldürerek olayları 1915 yılına taşıdılar.

Kayıtlarda ve Ermeni’ lerin yazışmalarında bir buçuk milyon insan ölümü hiç yok. Boghos Nubar Paşa 1918 yılında Fransa ya yolladığı telgrafta 600-700 bin kişinin techirinden bahsediyor. Ermeni patriği 650 bin Ermeni’nin evine geri döndüğünden bahsediyor. Bu konuda bende varım diyen herkes devletlerin resmi belgelerine bakmak dürüstlüğüne soyunamıyor.

 Fransızlar Afrika’nın 14 ülkesinden yılda tomarla sömürge vergisi alıyor. Benin, Gine, Mali, Nijer, Burkina Faso, Gabon, Senegal, Togo, Çad, Kamerun say gitsin. Fransızlar, biz buraya alt yapı yaptık deyip, paraları her yıl Fransa Merkez Bankasına yatırtıyor. Sonrada uygun görürse kredi veriyor. Karşı çıkan liderler ayaklanma ile indiriliyor. Ruanda’ da bir milyona yakın insanın kör palalarla daha yeni kafaları kesildi. Afrikalı açlıktan inim inim inliyor, bir deri bir kemik kalmış çocukların her yıl on binlercesi açlıktan ölüyor.

 Cömert ve zengin Afrikalı’lar da gelirinin yüzde 85’ini Fransızlara şampanya, portakallı ördek, kaz ciğeri, elmalı turta, gibi lüks yiyecek, içecekleri ısmarlamakta kullanıyor.

 Aklı olan, fikir ileri süren herkes çıkarır belgesini konuşur. Soykırım var mı? Yok mu? belgeler üzerinden doğru budur deyip aslanlar gibi masaya koyar.

 MACRON GİBİ, ERGENLİK ÇAĞINDAN BERİ, ÖGRETMENİNİN ETEĞİNİN ALTINDAN ÇIKAMAYAN BİR ADAM, O POZİSYONUNDAN NE BELGE GÖRÜYOR VE ONA GÖRE KARAR VERİYOR . ‘’anlayan varsa bana da anlatsın lütfen.’’

SAYGILARIMLA.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar