DUYGUSAL İLETİŞİMDE İZMİR FARKI
   Yrd.Doç. Dr. Bedri Katipoğlu

Yrd.Doç. Dr. Bedri Katipoğlu

DUYGUSAL İLETİŞİMDE İZMİR FARKI

08 Haziran 2017 - 19:17

Biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak yaratılan insan başta akıl olmak üzere ifade  yeteneği ve iletişim kabiliyeti  ile toplumsallaşır ve yine bu yetenek ile diğer canlılarla irtibat kurar. Bitkiler ve hayvanları istisna edecek olursak iletişim genel olarak ikiye ayrılmaktadır. Allah ile iletişim, insan ile iletişim. Allah ile iletişim yolları daha ziyade tövbe –istigfar, ibadet ve dua‘ yı içermektedir.

İnsanlarla iletişim ise iki türlüdür. Mekanik iletişim ve duygusal iletişim. Kitle iletişim araçları insanların birbirleriyle haberleşmeleri veya görüşmeleri için mekanik birer vesiledir. Bu mekanik aparatların içinde telefon, fax ,radyo,televizyon ve internet teknolojisi çok önemli bir yer tutar.Ancak  asıl iletişim duygusal yönde ve yürekten olmalıdır. Samimiyetten uzak ve yürekten yapılmayan her türlü iletişim ise duygusuz, kaypak ve yapmacıktır. Mesela bir bayram mesajını resmi ve protokolvari bir sms yöntemiyle gönderen kişi ile sesli ve görüntülü arayan bir kişinin davranışı çok farklıdır.Yani birisi protokol aparatı şeklinde atılır diğeri ise candan ve yürekten.Mevlana hazretlerinin dediği gibi “Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır.”

İletişim konusunda genel bir değerlendirme ve psikososyal bir analiz yapıldığında ülkeler ve kentler arasında da şüphesiz büyük farklar vardır. Hatta iklim şartları bile kişilik ve karaktere olumlu ya da olumsuz açıdan etki etmektedir. Egenin adeta incisi hükmünde olan İZMİR özellikle duygusal iletişimdeki başarılar konusunda neredeyse ilk sıralarda bulunmaktadır.

            Öte yandan İzmir’de kişilik ve karakter analizleri yapıldığında ve ayrıca üniversite öğrencileri ile ders yaptığımızda  veya ders dışı faaliyetlerde İzmirli öğrenciler, diğer bölgelere kıyasla   çok daha aktif,sempatik ve dinamik bir kişilik yansıtmaktadır.Bu da İzmir’e has bir güzellik sayılmaktadır.

Mesela  ben bir eğitimci olarak kalabalık bir anfide ders verirken dahi İzmirli öğrencileri yüzlerinden tanıyorum. Şüphesiz yanılma payı vardır ancak İzmir kökenli vatandaşların ve özellikle öğrencilerin daha sıcak kanlı,sempatik ve iletişim kurmaya ve yardımlaşmaya müsait bir yapı yansıttıkları görülmektedir.

Zaman zaman “insanlar arası iletişimi kuvvetlendirmek ve daha ideal bir seviyeye çıkarmak için ne yapılması gerekir”? tarzında çeşitli sorularla karşılaşıyoruz. Bunun en kestirme cevabı ise 3 Z formülüdür.Yani zerafet,ziyaret ve ziyafet.Bu üç kavramı uygulayan herkes sadece kendi halkı ile değil diğer insanlarla da iletişimi kuvvetlendirir ve kalpleri kazanır.İzmir halkının bazı istisnalar haricinde bu üç kavrama oldukça dikkat ettiğini ve bu yüzden her konuda centilmenlik gösterdiklerini sanıyorum.

Bu da benim ve benim gibi düşünenler tarafından “İzmir’in farkı olarak algılanmaktadır. O halde güzel İzmir’imizi daha da yaşanır bir hale getirmek için tüm kamu yetkililerine ve vatandaşlara büyük görevler düşmektedir. Bu vesile ile tüm İzmir halkının Ramazan Ay’ını’ kutlar, Bayrama erişmeyi nasip etmesini Yüce Allah’tan temenni ediyoruz.Selam ve dua ile.

           

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar